Marmara Denizi’nde son günlerde art arda meydana gelen ve sayısı yüzü aşan mikrodepremler bölge halkında tedirginliğe yol açtı. Yaşanan hareketliliğin ardından Jeoloji Uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, fayın derinliklerindeki mekanizmaya ilişkin dikkat çekici analizlerini paylaştı.
“Genç Sediman Örtüsü Fayın Gerçek Hareketini Gizleyebilir” Ana Marmara fayının doğu ve batı kollarında 10 kilometre derinlikte sürünme (creep) olabileceğine işaret eden Prof. Dr. Bektaş, deniz tabanındaki ölçümlere değindi:
“Batıda, doğrudan fay üzerindeki ölçümler creep (sürünmeyi) destekliyor. Doğuda ise 8 km’lik genç sediman örtüsü, deniz tabanı ölçümlerinin alttaki fayın gerçek hareketini gizlemesine neden olabilir. Ancak Adalar’daki 10 km’den derin mikrodepremler sürünmeye işaret ediyor. Bu sürünme ve yavaş kayma, biriken gerilimin bir bölümünü boşaltıyor olabilir.”
Kumburgaz Havzası’nda Yılda 15 mm Kayma Kumburgaz Havzası batısında kilitli olduğu düşünülen fay segmentine yönelik yeni verileri aktaran Bektaş, denizaltı akustik (ses dalgaları) ölçümlerinin fayın yılda 15 mm hızla yavaşça kaydığını ortaya koyduğunu belirtti.
“Devasa Enerji Birikimini Engelleyebilir” Derindeki sürünme oranının ölçülenden daha yüksek olabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Bektaş, beklenen büyük deprem potansiyeline ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
“8 km kalınlığındaki yumuşak sediman örtüsü fayın hareketini emdiği için derin creep oranı ölçülenden daha yüksek olabilir. İstanbul batısındaki bu derin sürünme, devasa bir deprem enerjisi (sismik moment) birikimini engelleyeceği için meydana gelebilecek olası depremin büyüklüğü de azalabilir (M6+).”





