ABD Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche’ın, Jeffrey Epstein’a yönelik soruşturma kapsamında 3 milyondan fazla yeni dosyanın kamuoyuyla paylaşıldığını açıklamasının ardından belgelerde dikkat çeken detaylar gün yüzüne çıktı.
Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin haberine göre, yayımlanan dosyalarda yer alan 47 mağdurdan 43’ünün isminin sansürlenmediği tespit edildi. Bu kişiler arasında, istismara uğradıkları dönemde reşit olmayan 20’den fazla mağdurun da bulunduğu belirtildi.
Kadınların Tam İsimleri ve Adresleri Belgelerde Yer Aldı
İncelenen dosyalarda birçok mağdurun tam adının yüzlerce kez geçtiği, bazı mağdurların ise yalnızca isimlerinin değil, ev adresleri gibi kişisel bilgilerinin de açık şekilde yer aldığı ifade edildi. Bu durum, mağdurların güvenliği ve mahremiyetine ilişkin ciddi endişelere yol açtı.
Belgeler Geçici Olarak Kaldırıldı
Yetkililer, Adalet Bakanlığı’nın belgeleri yayımlamadan önce mağdur isimlerinin gizlenmesi için çalışma yürüttüğünü ancak yaşanan aksaklık nedeniyle belgelerin geçici olarak erişimden kaldırıldığını açıkladı. Açıklamada, mağdurlara ilişkin yeni düzenlemeler yapıldıktan sonra dosyaların yeniden yayımlanmasının planlandığı bildirildi.
Jeffrey Epstein Davası
Jeffrey Epstein, en küçüğü 14 yaşında olmak üzere 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı kurmak suçlamalarıyla yargılanıyordu. Epstein, tutuklu bulunduğu New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi’ndeki hücresinde 10 Ağustos 2019’da ölü bulunmuştu.
Açıklanan dava dosyalarında Prens Andrew, ABD Başkanı Donald Trump, eski ABD Başkanı Bill Clinton, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, aktör Kevin Spacey, şarkıcı Michael Jackson, illüzyonist David Copperfield, avukat Alan Dershowitz ve eski New Mexico Valisi Bill Richardson gibi kamuoyunda tanınan isimlerin de yer aldığı görülmüştü.
Öte yandan ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI), Adalet Bakanlığı ile yürütülen inceleme sonucunda, ünlü isimlerden oluşan bir “müşteri listesi” tutulduğuna dair herhangi bir kanıta ulaşılamadığını açıklamış; Epstein’ın ölümünün ise hücresinde intihar sonucu gerçekleştiği sonucuna varıldığını duyurmuştu.





