Ağrı Dağı’nın yaklaşık 30 kilometre güneyinde bulunan ve doğal tekne/gemi şeklindeki formuyla yıllardır “Nuh’un Gemisi” iddialarının odak noktası olan Durupınar Oluşumu’nda uluslararası çaptaki araştırmalarda çığır açan bulgulara ulaşıldı. Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi ev sahipliğinde ve ABD merkezli “Noah’s Ark Scans” organizasyonuyla yürütülen çalışmalarda yer altı radar teknolojileri kullanıldı.
Radar Taramalarında Odalar ve Koridorlar Tespit Edildi ABD’li bilim insanı Dr. Khosrow Bakhtar tarafından geliştirilen özel “BakhtarRadar” teknolojisiyle yüzeyin 4-5 metre altında gerçekleştirilen taramaların ön raporu kamuoyuna açıklandı:
156 Metrelik Yapı: Yaklaşık 156 metre uzunluğundaki oluşumun altındaki kütlenin sıradan bir çamur akıntısı veya jeolojik katman olmadığı, doğal kayaçlardan tamamen farklı özellikler taşıdığı bildirildi.
Geometrik Şekiller ve Mimarisi: Radar verilerinde simetrik desenler, belirgin geometrik hatlar, odalar, geçitler ve koridorları andıran bölümler tespit edildi.
“40 Yıllık Kariyerimde Böylesini Görmedim”: Dr. Khosrow Bakhtar, ortaya çıkan görüntülerin organize bir mimariye işaret ettiğini ve bir gemi yapısı olabileceğini belirterek 40 yıllık mesleki tecrübesinde benzer bir jeolojik veriyle karşılaşmadığını vurguladı.
Gözler Laboratuvarda: Antik Hayvan DNA’sı ve Ahşap İncelemesi Yapılacak Devam eden projenin en kritik aşaması Kasım 2026’ya kadar tamamlanması planlanan örnekleme süreci olacak:
Çürümüş Ahşap Arayışı: Sert tabakalardan alınan organik maddece zengin örnekler laboratuvarlara gönderildi; numunelerde çürümüş ahşap izleri aranacak.
Genetik Veriler İncelenecek: Yapı içerisindeki boşluklardan elde edilecek örneklerde 4 bin 500 yıl önceki Tufan dönemiyle eşleşebilecek antik hayvan DNA’sı, kemik ve diş kalıntıları araştırılacak.
Kutsal Metinler ve Bilim Dünyasının Yaklaşımı Nuh Tufanı anlatısı kutsal metinlerde ve bilim çevrelerinde farklı coğrafi referanslarla yer alıyor:
Tevrat ve İncil: Geminin karaya oturduğu bölge olarak Ağrı Dağı ve çevresi işaret ediliyor.
Kur’an-ı Kerim: Tufan sonrası geminin Cudi Dağı’na yerleştiği ifade ediliyor.
Bilim Dünyası: Araştırmacılar, Tufan efsanesinin antik Mezopotamya’da Dicle ve Fırat nehirlerinin taşıp büyük yıkımlara yol açtığı devasa sel felaketlerinin tarihsel hafızadaki yansıması olabileceği görüşünde.





