Google ile Avrupa Birliği arasındaki dijital rekabet mücadelesi mahkemeye taşındı. Şirket, rakip yapay zekâ hizmetlerine Android özelliklerinin açılmasını ve Google Search verilerinin diğer arama motorlarıyla paylaşılmasını öngören iki düzenleyici karara itiraz etti.
Dava, yalnız Google’ın değil, yapay zekâ destekli arama pazarında OpenAI ve diğer rakiplerin gelecekte ne kadar veri ve sistem erişimine sahip olabileceğini de yakından ilgilendiriyor.
Google iki karara birden itiraz etti
Avrupa Komisyonu temmuz ayında Dijital Piyasalar Yasası kapsamında Google için iki bağlayıcı karar açıklamıştı.
Bunlardan ilki, Google’ın Gemini gibi kendi yapay zekâ hizmetlerinin Android işletim sisteminde kullandığı bazı özelliklere rakip yapay zekâ geliştiricilerinin de etkili biçimde erişebilmesini amaçlıyor.
İkinci karar ise rakip arama motorlarının Google’ın büyük ölçekte topladığı arama verilerinden yararlanmasının önünü açıyor.
Google, iki kararı da Avrupa Birliği Genel Mahkemesi’ne taşıdı.
Arama verileri rekabetin merkezinde
Düzenlemenin en kritik bölümünü Google Search tarafından oluşturulan veri havuzu oluşturuyor.
Kurallara göre uygun şartları sağlayan rakip arama motorları; sorgular, sıralama sonuçları, tıklamalar ve görüntülemeler gibi verilerin anonimleştirilmiş biçimlerine erişebilecek.
Arama özelliği sunan yapay zekâ sohbet botlarının da belirli koşullarla bu veri sisteminden yararlanabilmesi mümkün olacak.
Avrupa Komisyonu, Google’ın onlarca yıldır oluşturduğu geniş arama verisi havuzunun rakiplerin aynı kalitede arama hizmeti geliştirmesini zorlaştırdığını savunuyor.
Google gizlilik riskine dikkat çekiyor
Google ise düzenlemenin rekabeti artırırken kullanıcı gizliliği ve sistem güvenliği açısından yeni riskler yaratabileceği görüşünde.
Şirket, insanların sağlık sorunlarından özel ilişkilerine kadar son derece kişisel konuları arama motorlarında sorguladığını ve yetersiz anonimleştirme halinde bu bilgilerin paylaşılmasının geri döndürülemez sonuçlar yaratabileceğini savunuyor.
Google ayrıca Android tarafında rakip yapay zekâ hizmetlerine getirilecek erişim yükümlülüklerinin cihaz güvenliğini zayıflatabileceğini ileri sürüyor.
AB: Arama geçmişi paylaşılmayacak
Avrupa Komisyonu ise Google’ın gizlilik itirazına farklı yaklaşıyor.
Komisyonun yayımladığı teknik çerçeveye göre rakiplere kullanıcı hesabı bilgileri veya kişilerin doğrudan arama geçmişleri verilmeyecek.
Paylaşılacak veriler anonimleştirme işleminden geçirilecek. Nadir kelimeler içeren veya çok uzun sorguların bir bölümü veri setinden çıkarılacak, kesin zaman bilgileri kaldırılacak ve konum verileri daha geniş bölgelere dönüştürülecek.
Rakipler ayrıca elde ettikleri verileri genel amaçlı yapay zekâ modellerini eğitmek veya reklam amaçlı kullanıcı profilleri oluşturmak için kullanamayacak.
OpenAI gibi rakipler için kapı açılabilir
Düzenleme yalnız klasik arama motorları açısından değil, yapay zekâ sektöründeki rekabet açısından da önem taşıyor.
Son yıllarda kullanıcıların bilgi aramak için geleneksel arama motorlarının yanında yapay zekâ sohbet botlarını kullanmaya başlaması, Google’ın aramadaki üstünlüğünün yapay zekâ pazarına taşınıp taşınmayacağı tartışmasını büyüttü.
AB’nin aldığı karar, arama özelliği bulunan yapay zekâ hizmetlerinin de belirli koşulları karşılamaları halinde Google’ın anonimleştirilmiş arama verilerine erişebilmesine olanak sağlıyor.
Böylece Google ile OpenAI gibi şirketler arasındaki rekabet yalnız yapay zekâ modellerinin kapasitesi üzerinden değil, modellerin erişebildiği güncel arama verileri üzerinden de şekillenebilir.
Kritik takvim 2027’ye uzanıyor
Avrupa Komisyonu’nun belirlediği uygulama takviminde Google’ın 2026 sonuna kadar birçok teknik hazırlığı tamamlaması gerekiyor.
Anonimleştirilmiş veri setinin kasım ayına kadar hazırlanması, fiyatlandırma teklifinin ise Ocak 2027’ye kadar tamamlanması öngörülüyor.
Google’ın açtığı davanın bundan sonraki aşaması, söz konusu yükümlülüklerin planlanan takvimle uygulanıp uygulanmayacağı açısından yakından izlenecek.
Mahkeme süreci aynı zamanda Avrupa’nın büyük teknoloji şirketlerine yönelik rekabet kurallarının yapay zekâ döneminde ne ölçüde genişletilebileceğini de belirleyecek.





