Türkiye’de elektrikli araç (EV) ekosistemi vites yükseltti. Yollardaki elektrikli araç sayısının hızla artması, şarj altyapısına olan talebi de zirveye taşıdı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından açıklanan güncel veriler, Türkiye’nin yeşil enerji dönüşümünde ve elektromobilite alanında ne kadar büyük bir ivme yakaladığını gözler önüne serdi.
Şarj Tüketimi Yüzde 153 Büyüdü
EPDK verilerine göre, bu yılın ilk yarısında elektrikli araçların şarj hizmeti kapsamında tükettiği toplam elektrik miktarı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 153,5 oranında devasa bir artış gösterdi. Toplam tüketim 392 bin 252 megavatsaate ulaşarak yeni bir rekor kırdı.
6 Ayda 15,4 Milyondan Fazla Şarj İşlemi
Elektrikli araç sahipleri, yılın ilk altı aylık kesitinde şarj istasyonlarını adeta mesken tuttu. Şarj ağı işletmecileri tarafından bu dönemde tam 15 milyon 408 bin 578 şarj işlemi gerçekleştirildi. Geçen yılın aynı döneminde 7,8 milyon seviyesinde olan işlem sayısı, böylece yüzde 96,6 artarak neredeyse ikiye katlandı.
İstasyonlarda geçirilen toplam süre ise yüzde 137,4’lük bir artışla 17 milyon 569 bin 444 saate ulaştı.
İki Yılda Dört Katlık Devasa Büyüme
EPDK Enerji Dönüşüm Dairesi Başkanı İbrahim Öz, Türkiye genelindeki toplam şarj noktası sayısının 45 bin 660’a ulaştığını duyurdu. Şarj altyapısının son iki yıldaki büyüme grafiği ise dikkat çekti:
2024 Başı: 12.084 şarj noktası
2025 Başı: 26.462 şarj noktası
2026 İlk Yarısı: 45.660 şarj noktası
Bu verilerle birlikte Türkiye’deki şarj ağı, iki yıl içinde yaklaşık 4 katlık bir büyüme performansına imza atmış oldu.
Hızlı Şarj (DC) Ağı Şehirler Arası Ulaşımı Kolaylaştırıyor
Mevcut altyapının türlerine göre dağılımı incelendiğinde, sürücülerin uzun yolculuklarda hayatını kurtaran hızlı şarj altyapısının ciddi şekilde güçlendiği görülüyor. Toplam altyapının;
19 bin 903’ünü kısa sürede yüksek dolum sağlayan DC (Hızlı Şarj) noktaları,
25 bin 731’ini ev, iş yeri ve AVM’lerde yaygın olan AC şarj noktaları,
26’sını ise mobil şarj noktaları oluşturuyor.
Özellikle DC şarj noktalarındaki bu artışın, elektrikli araç kullanıcılarının şehirler arası seyahatlerde yaşadığı “menzil kaygısını” büyük ölçüde ortadan kaldırdığı belirtiliyor.





