İstanbul’un Büyükçekmece ilçesinde faaliyet gösteren Özel Büyük Marmara Huzurevi’nde çekildiği öne sürülen görüntüler, kamuoyunda büyük tepkiye neden oldu. Görüntülerde, huzurevi sahibinin eşi Erol Konuk’un, yaşlı Abdulkadir Taşar’a bağırdığı ve fiziksel şiddet uyguladığı anlar yer aldı. Eldiven takarak darp ettiği görülen Konuk’un davranışları infial yarattı.
BAKANLIK DERHAL İNCELEME BAŞLATTI
Tepkilerin ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, görüntülerin basın ve sosyal medya platformlarında yer almasının ardından İl Müdürlüğü ekiplerinin huzurevine sevk edildiği ve ivedilikle inceleme başlatıldığı bildirildi.
Bakanlık, olayla ilgili muhakkik görevlendirildiğini ve eş zamanlı olarak Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğunu açıkladı. İdari tedbirler kapsamında, huzurevinin Sorumlu Müdürü Y.K.’nin sorumlu müdürlük ve çalışma onayının iptal edildiği duyuruldu. Yapılan inceleme sonucunda özel yaşlı bakım merkezine idari para cezası uygulandığı belirtilirken, adli sürecin tamamlanmasının ardından kapatma dâhil tüm yaptırımların gündeme gelebileceği ifade edildi.
“SABAHTAN BERİ BENİ DÖVÜYORLAR”
2023 yılının Temmuz ayında kaydedildiği öne sürülen görüntülerde, yaşlı adamın “Sabahtan beri beni dövüyorlar. Tokat attılar. Beni anam babam bu kadar dövmemiştir” sözleri duyuluyor.
ELDİVEN TAKARAK ŞİDDET UYGULADI
Bu sözlerin ardından Erol Konuk’un bağırarak yanındaki çalışandan eldiven istediği ve yaşlı adama fiziksel şiddet uyguladığı anlar kameralara yansıdı. Görüntüler izleyenlerin vicdanını sızlattı.
Veryansın’dan Erdem Atay’ın haberine göre, şiddete maruz kaldığı iddia edilen Abdulkadir Taşar’ın 2024 yılı Eylül ayında hastanede hayatını kaybettiği, ancak ölüm sonrası otopsi yapılmadığı öne sürüldü.
TEHDİT İDDİALARI
Huzurevi yönetimi, Erol Konuk’un bir daha kuruma alınmayacağını açıkladı. Öte yandan Konuk’un, huzurevinden ayrılan bazı çalışanları ve kendisini şikâyet eden kişileri tehdit ettiği yönünde iddialar da gündeme geldi. İddialara göre Konuk’un, “Seni İstanbul’da barındırmam” ifadeleriyle personeli sindirmeye çalıştığı ileri sürüldü.





